15 result(s) in 2 page(s)
Previous Page  - 2 / 2 -  Next Page
Yıldız Savaşları Misali Blog Savaşları (mı?) 15 April 07, Sunday @ 09:23

Dün gece bir saatlerde LKD Yönetim Kurulu üyesi Sinan Alyürük kendi blogunda herhalde ilk defa üçüncü kişilerin bloglarında yazan bazı eleştirilere cevap verdi. Üslubu son derece yumuşak ve uzlaşmacı bir insan olduğu için karşılıklı hakarete varan yazıların arasında son derece düzgün bir yazı olmuş.

Zaten kendisi de demiş ki :”Kusura bakmayın bu denli eleştiriye kulak tıkamak kimsenin haddi değildir. Ancak burada hiç istemediğim bir çekişme içinde polemiğe girmek istemiyorum. Burada isteğim yapıcı eleştiri ile yıkıcı aşağılayıcı eleştiri arasındaki farkı dikkatinize sunmaktır.”

Bununla birlikte Sinan LKD’nin karalandığını düşünürken, ben buna katılamıyorum. LKD eleştirilmektedir. Bu eleştirilerin iki temel iddiası olduğunu görüyorum:

  1. LKD kendisine biçtiği görevleri yerine getirmekte yetersiz kalmaktadır iddiası.
  2. LKD içinde Pardus’a cephe alan kişiler bulunmaktadır ve bu kişiler nedeni ile LKD ile Pardus arasında sorunlar çıkmaktadır iddiası.

Şimdi kalkıp bu iddiaların üzerine gidip gerekirse bir öz eleştiri de yapmak dururken, şahıslarla atışmak faydalı bir şey değil. Kaldı ki bu iddiaların sahiplerinin çoğu LKD içinde uzun süredir etkin olan, hatta Yönetim Kurulu üyeliği yapmış kişiler. Yani en az şu anda benim yada Sinan’ın yada Volkan’ın sahip olduğu kadar söz hakkına sahipler.

Bence gazetelerdeki köşe yazarlarının zaman zaman atışmalarına özenip bloglarda atışmanın bir anlamı yok.

Bu konularda bir sorun tespit ediliyorsa, birlikte bir toplantı organize edilir, yetmez ise ikinci bir toplantı daha organize edilir. Bu toplantılarda konuşulur. Bu toplantılarda elde edilen birikim de LKD üyeleri ile paylaşılır.

Mayıs ayında 6. Linux ve Özgür Yazılım Şenliği sırasında zaten tüm üyelerin katılımına açık bir LKD oturumu olacak. Bu bahsettiğim toplantılardan en az bir tanesinin Şenlik öncesinde toplanması son derece yararlı olacak. Burak Dayıoğlu 23 Nisan’ı önermişti, bence çok güzel bir tarih.



Tags: LKD   ,  Comments: 0 ( Add your comment )
Profesyonel Gönüllü Olmak 14 April 07, Saturday @ 09:22

Evde hasta yatıp Kanaltürk‘de canlı yayınlanan Cumhuriyet Mitingi’ni izlerken arada bir de LKD’nin Gezegeni‘ne bakayım dedim. Sevgili Erhan Ekici‘nin Gönüllü Profesyonellik başlıklı yazısı hemen ilgimi çekti ve okumaya başladım. Bu arada Erhan’a da büyük geçmiş olsun diyorum. Bronşit zor hastalıktır, daha önce geçirmiştim bilirim.

Erhan’ın yazısına gelirsek, sözüne şöyle başlıyor: “Milli/Ulusal tartışmaları kısır döngüsü etrafında dönen Pardus konusunu bir kenara bırakalım. Biz bugünlerde LKD’de içinde dönen tartışmalara bir göz atalım. Göz atalım göz atmasına ama ne yazacağız? Yazacak o kadar çok şey var ki? Bir taraftan bloglara yazılan “Ben ürettim, siz üretmediniz ” mealindeki cümleler, diğer taraftan garip bürakratik yöntem tartışmaları. Göz gözü görmüyor diyebileceğimiz kadar karışık tartışmalar. Bu ortam yazacak iki cümlesi olanları bile soğutmaya yetiyor maalesef.” Yani LKD’nin üzerindeki bir eylemsizlik halini (bağlantıya bakmayanlar için eylemsizlik sabit durma değil sabit hızda kalma isteğidir) sorgulayacağını belirtmiş.

Ardından kendisinin de aralarında olduğu 4 “gedikli” LKD gönüllüsünün 2005 yılında hazırladığı bir belgeye atıfta bulunmuş. Belgeyi o zaman okumuştum ama hızlıca yeniden gözden geçirdim. 2005 yılı Şubat ayında, yani bundan 2 yıl önce aşağıdaki saptamaları yapmışlar.

  1. Faaliyetleri tek tek kişilere bağımlı; kişiler gidince sil baştan oluyor.
  2. Dernek üyesi olmanın kişilerin aidat ödemekten tutun gönüllü olmaya kadar eylemlere bir etkisi yok.
  3. Temel evrak işlerinde aksamalar oluyor.
  4. Sorumluluk verme ve sorumluluğun yerine getirilmesinin denetlenmesinde bir mekanizma yok.
  5. Gönüllü olmak isteyen, bir iş yapmak isteyen üyenin uyum sağlamasını kolaylaştıracak bir mekanizma yok.
  6. Getirilen etkinlik önerileri için kaynak öngörülemediğinden öneri getirene sen yap deniyor.

Açıkçası birden fazla STK’nın içine girmiş çıkmış birisi olarak bu sorunların ülkemizdeki binlerce derneğin hemen hepsinde olduğunu hatırlatmak istiyorum. Ancak LKD neden en iyi örneklerden birisi olmasın? LKD neden örgütlenmesi ile, amaçlarına yönelik stratejiler çizmesi ile öncelikle bilişim STK’larına sonra da diğer örgütlere örnek olmasın? Bunu yapacak bilgi ve beceriden yoksun muyuz?

2006 Mayıs ayında göreve gelen LKD Yönetim Kurulu (Mustafa Akgül, Türker Gülüm ve ben yürütmede, Onur Tolga Şehitoğlu, Volkan Evrin, Sinan Alyürük ve Devrim Gündüz ise diğer asıl üyeler) olarak daha ilk günden bu yana bu konuları tartışıp duruyoruz. Aldığımız yol var, alacağımız yol var.

  1. Faaliyetlerin kişiye bağlı olma sorununu çözmek için öncelikle gönüllü sayısının artması ve gönüllüler ile işleri eşleştirebilmek için daha verimli bir alt yapı kurmak gerekli olduğunu saptadık. Ayrıca doğal birer gönüllü olan LKD üyeleri ile iletişim için üye eposta listeleri dışında yolların da düzgün biçimde işletilmesi gerektiğini öngördük. Üye bilgilerinin güncellenmesi ve gönüllülerle iletişim için gerekli araçların geliştirilmesi için çalışmalar yapıldı. Üye kayıt defterlerimizdeki eksik bilgileri tamamlıyor (örneğin TC Kimlik No) ve güncel iletişim bilgilerini güncelliyoruz. Buna ek olarak Sinan Alyürük ve Mehmet Fatih Yıldız‘ın geliştirdiği yeni Penguen Veri Tabanı ile eski wikilere göre daha kolay kullanılır (wikilerin nesi var derseniz buraya bakın) bir gönüllü veri tabanı altyapısı oluşturuldu.
  2. LKD üyeleri içinde Dernek üyesi olmanın bilincini yaygınlaştırmayı çok önemli bir hedef olarak önümüzde koyduk. Bunun için yüz yüze toplantıların önemli olduğunu, insanların ancak yüz yüze geldiklerinde Dernek ile bir bağ kurabileceklerini tartıştık. Bu nedenle toplantıların hem sayısında hem de katılımlarında artış sağlamaya çalıştık. Örgütsel değişimlerde üyelerden bir şey bekleyip kendisi bir şey yapmayan yönetimler başarısız olur. Sık toplanma disiplinini önce Yönetim Kurulu içinde uygulamaya çalışıyoruz. Son 3-4 ay içinde çalışma gruplarını temsil eden ÇG başkanlarını da sık sık toplamaya başladık. Toplantının yapılacağı ilde olmayan katılımcıların yol ve diğer masraflarını da karşılıyoruz. Toplantı disiplini LKD’nin seçilmiş/atanmış yöneticileri içinde oturduktan sonra var olan gönüllülerin olduğu çalışma gruplarına, daha sonra da üyelere yaygınlaşabilir.
  3. 2007 yılı başı itibarı ile Dernek üye kayıtları, gelir-gider kayıtları, üye aidatlarının üye kayıtlarına işlenmesi gibi evrak konularında hiç bir eksiğimiz yok. Burada bu başarı (sayman olarak) sadece benim değil, ayrıca Türker ve Volkan’ın önemli çabaları ile olan bir şey. Özellikle Türker, ben dahil tüm YK üyelerini bu konularda disiplinli tutmak için çok önemli bir çaba gösteriyor. Çünkü evrak konuları sürekli olarak disiplinli olmayı gerektiriyor.
  4. LKD içinde insanların sorumluluk alması için mekanizma temel olarak çalışma grupları (ÇG’ler) ile olur. Demek ki sorumlulukları da ÇG’lere veriyoruz. Verilen sorumlulukların takibi için her çalışma grubundan bir sorumlu YK üyesi atandı. Bu bazı çalışmalarımızın daha verimli olmasını yada önceleri gözden kaçan aksaklıkları tespit etmemizi sağladı. Örneğin çok çıktı üretse bile katılımcı olmayan bir çalışma düzeninin LKD içinde yer alamayacağı ortada.
  5. LKD içinde aktif olmak isteyen kişilerin ÇG’lere girmesi ve ÇG’lerde sürekli bir kan değişimi yaşanması gerektiğini saptadık. Öncelikle Dernek Genel Kurulu’nda aday olup seçilerek göreve gelen seçilmişler ile LKD Yönetim Kurulu tarafından atanarak göreve gelmişler arasında yetki çatışmaları yaşanmasını önlemeye karar verdik. Zaten uzun süredir YK üyeleri çalışma grubu başkanı olmuyordu. Bunu Denetleme Kurulu’na da genişletecek şekilde karara bağladık. Böylece ÇG başkanını Yönetim Kurulu’na yada Denetleme Kurulu’na yollayan bir çalışma grubunun içinden yeni bir başkan çıkması gerekli olacak. Buna ek olarak, yeni insanların da gerekli deneyimi kazanması için ÇG başkanlarının düzenli olarak değişmesi konusu tartışılmakta. Bu tür bir mekanizmanın nasıl kurgulanacağı biraz karışık da olsa LKD içindeki giderek genişleyen diyalog ile buna çözüm bulunacağına güveniyorum.
  6. Önerilerle gelen yaratıcı fikirlerin değerlendirilmesi ve gerçekleştirilmesi işinin bir süreç olarak işlemesi gerektğini gördük. Bu süreç gerekli kaynakların bulunup bulunmadığını saptamayı da gerektiriyor. Bu kaynak sadece para değil. Uygun insan kaynağının, planlanan etkinlik için gerekli zamanda bulunabilmesi de gerekli. Yani hem kaynakların sağlanması hem de takip edilebilmesi gerekli. Henüz bu olgunluğa ulaşamaadığımızı itiraf etmek zorundayım. Ama LKD ileride bunu da başaracaktır.

Demek ki 2 yıl içinde gelişmeler olmuş. Ama bu da yeterli değil. LKD’nin çok ciddi hedefleri var ve bu hedeflere ulaşmak için daha çok yol kat etmesi gerekli.

Eğer LKD içinde amaçlı ve disiplinli çalışan, bu disiplini çevresindeki insanlara yaymak isteyen bireylerin önünü açan, çevresini zehirleyen bireylerin derneğe zarar vermesini önleyen bir ögüt yapısının temellerini atabilirsek, o zaman LKD kendi kendisini sürekli olarak iyileştiren geliştiren bir noktaya gelecektir.

Peki buradaki disiplin sözcüğü ne demek? Ben disiplini “dışarıdan bir otoritenin kontrolü ve korkusu olmaksızın, kişinin içinden gelerek ve nedenlerini kavrayarak doğru davranışları seçme yeteneği” olarak kullanmayı tercih ediyorum. Başkalarının öz disiplin dediği şey dışında bir disiplin türü olmadığına inanırım. Başka türlü disiplinler bana göre sadece birer yararsız yanılsamadır.

Eğer bu disiplini kurabilirsek LKD’nin Erhan Ekici’nin önerdiği gibi profesyonel üyelere (yani dernekten maaş alarak tam zamanlı çalışan üyelere) ihtiyacı olmaz. Dernek olmanın, örgütlenmenin en doğru yolu da budur. Aradaki süreçte profesyonel üyelere ihtiyaç olup olmadığı ise tartışılabilir.



Tags: Özgür Yazılım  LKD   ,  Comments: 0 ( Add your comment )
Linux Şenliği’ne Doğru 08 April 07, Sunday @ 09:09

3-6 Mayıs 2007 tarihlerinde düzenleyeceğimiz LKD Linux ve Özgür Yazılım Şenliği ve Konferansı için LKD üyelerinden oluşan gönüllülerin toplantıları ve hazırlıkları bu hafta içinde hız kazandı. Cumartesi günü Ankara’da ve Pazar günü İstanbul’da yapılan iki gönüllü toplantısına toplam 40′dan fazla LKD üyesi katıldı. Hepi topu 4 gün sürecek bir etkinlik için belki bu sayı çok gözükebilir. Ancak aslına bakarsanız az bile.

LKD Linux ve Özgür Yazılım Şenliği 2007

Linux ve Özgür Yazılım Şenliği’nde neler oluyor? Her şeyden önce ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi‘ndeki 4 salonda aynı anda 4 oturumda sunumlar ve çalıştaylar olacak. Bu da demek ki 4 salonda aynı anda görevli kişiler, yani en azından 8 kişi gerekli. Tabii bununla sınırlı kalmıyorsunuz, LKD’nin kendi standında merak edenlere Linux‘u ve özgür yazılım felsefesini anlatmak, LKD ile ilgili soruları yanıtlamak, bağış ve üye aidatı tahsil etmek, bağışta bulunan kişilere ufak tefek hediyeler (örneğin Pardus CD’si) vermek ve bunun kaydını tutmak türünden işlerle ilgilenecek gönüllüler olması gerekli. Bu iş de en az 4 kişinin işi. Buna ek olarak Şenlik girişinde bir kayıt masasında, katılımcıların yaka kartlarını hazırlayacak 2 kişilik bir ekip daha düşünün. Üçünü toplayınca etti mi size 14 kişi?

Durun daha bitmedi. Bunların dışında salonlardaki oturumların video kayıtlarını yapmak için 4 kamerayı birden takip edecek ve ayrıca ellerindeki kameraları ile diğer alanları kayda geçirecek 2 kişilik bir ekip öngörmeniz gerekli. Bunlara ek olarak KKM’nin sunduğu elektrik alt yapısı ve ağ altyapısı ile ilgili işleri yapacak yada meraklısına Linux kuracak seviyede teknik bilgisi olacak 2 kişi düşünün. Bunun dışında KKM’de görevli kişilerin yemekleri, o an gereken kırtasiye gibi şeylerin alınması, stand malzemeleriyle ilgili diğer detayların halledilmesi, sponsorların standlarının gereksinimlerinin giderilmesi, Linux bilgisayar laboratuvarının sorunlarına müdahale edilmesi gibi konularda görevli olacak 2 kişi daha düşünün. Bunları da ekleyince 20 kişi olduk.

Üstelik bu 20 kişi 4 gün boyunca değil, bir gün öncesini de ekleyince 5 gün boyunca gerekli olacak. Kimsenin ardışık 5 gün boyunca bu tempoyu takip edemeyeceğini düşünerek 20′yi 2 ile çarpıyoruz ve 40′a ulaşıyoruz.

Harika değil mi? Gereken kadro şimdiden hazır görünüyor. Bir tek detay daha ekleyince hala eleman açığının olduğunu görmüş olacağız. Bu LKD gönüllülerinin çoğu aynı zamanda 4 salondaki sunumlarda ya sunum yapan kişi yada sunumları izleyen kişi olarak salonlara girmek durumunda. İşte bunu da hesaba katınca kadronun iyice genişlemesi gerekiyor. Ben biliyorum ki önümüzdeki günlerde yapılacak işlerin planı netleştikçe bu gönüllüler de belli olacak.

LKD üyesi olun olmayın, eğer Şenlik sürecinde gönüllü olmak istiyorsanız benimle yada Penguen-ÇG başkanı Ümran Kamar ile iletişime geçerseniz sevinirim.



Tags: Özgür Yazılım  Genel  LKD   ,  Comments: 0 ( Add your comment )
LKD Şenliğine 1 Aydan Az Kaldı 06 April 07, Friday @ 09:05

LKD’nin gelenekselleşen ve bu yıl altıncısı düzenlenen Linux ve Özgür Yazılım Şenliği bu yıl da 3-6 Mayıs 2007 tarihlerinde ODTÜ‘de düzenlenecek. Yani şenliğe 1 aydan az bir zaman var.

LKD Linux ve Özgür Yazılım Şenliği 2007



Tags: Özgür Yazılım  LKD   ,  Comments: 0 ( Add your comment )
Milli Eğitim Bakanlığı, Linux ve Geçen 1.5 yıl 24 March 07, Saturday @ 08:55

Evde hasta yapıyorum ya. Kafamı yormayacak türde, o kadar da önemli olmasa yapsam iyi olur türü şeyleri yapıyorum. Eski epostalarımı düzenlemek de bunlardan bir tanesi. Görenler görmüştür alt alta dört seviyeye kadar derinleşen bir dizin hiyerarşisi var benim mesajlarımın.

Bu işi yaparken 2005 yılında, henüz Yönetim Kurulu’na seçilmemiş olduğum zamanlarda LKD’de neler yaptığımı da görmüş oldum. Aslında eposta listelerinin çoğunun arşivleri kamuya açık olduğundan, biraz çaba ile siz bile bunu görebilirsiniz. Örnek olarak proje-çg toplantılarından birisini vereyim, oradan da konuya gireyim istedim. Konumuz MEB ve Linux.

Bill Gates’in ülkemize ilk gelişi ve ardından Microsoft‘un Milli Eğitim Bakanlığı ile bazı ortak çalışmalar yapacağının açıklanması ile birlikte Linux toplumunda, haliyle LKD içinde de bir tepki ortaya çıktı. Bu tepkiyi Linux kullanmayan, hatta Linux’un varlığını bile bilmeyen bir çok insan da paylaşıyordu. Yerli yada yabancı olması önemli değil, herhangi bir firmanın MEB’in eğitim politikaları dolayısı ile ülkemizin tüm gelecek nesillerinin üzerinde bu derece etki sahibi olması doğru değildi. Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda teskin edici açıklamalar yaptı. Örneğin IBM Türkiye ve Portakal Teknoloji‘nin yoğun desteği ile kamu çalışanlarına ücretsiz Linux eğitimi veren MEB Kamu Linux Merkezi için Bakan seviyesinde katılım olan bir açılış töreni tertip edildi.

Ancak sadece eleştirmek olmaz, aynı zamanda daha iyisini somut olarak göstermek gerekli diyerek LKD içinde projeler üretmeyi düşünen Proje-ÇG’de de MEB ve Linux konusunu irdelemişiz bir yaz günü. Demişiz ki: 2010 Yılında MEB’de yaygın olarak Linux’a geçilmeye başlanması için, ne olması lazım?” Sonra kendimize bir vizyon çizip, zamanda geri gitmişiz.

  • 2010 Haziran: MEB’de yaygın olarak Linux’a geçilmeye başlandı.
  • 2009 Haziran: Bakanlık, topluca Linux’a geçmeye karar aldı, ihale açtı.
  • 2008 Haziran: Topluca Linux’a geçilmesi için gerekli, Linux temelli bilgisayar eğitimi verecek binlerce bilgisayar öğretmenini eğitecek en az 25 formatör eğitmenin eğitimi tamamlandı.
  • 2007 Haziran: BÖTE (Bilgisayar Öğretmenliği Teknik Eğitimi) bölümlerinin mezunlarının en azından bir kısmının Linux eğitimi verebiliyor olması lazım.
  • 2006 Haziran: En azından BÖTE 3. sınıfa Linux dersi koydurmak lazım…

Şimdi gelip bakıyoruz ki 2007 Haziran ayı yaklaşırken BÖTE bölümlerine bu tür bir ders koydurmakta başarısız olmuşuz. Ancak bir kaç noktada tek dönemlik “bilgisayar dersi” içinde başka konulara ek olarak Linux’un varlığını anlatan üniversitelerimiz, bölümlerimiz var. Bu kesinlikle yeterli bir ilerleme değil.

Pardus‘un gelişmesi, çeşitli kamu kurumlarında kullanılmaya başlaması elbette gurur verici. Ama bu alandaki her işi TÜBİTAK UEKAE‘den beklemek olmaz. Gerek Pardus’a geçmek özelinde gerek genel olarak Linux ve özgür yazılımların MEB içerisinde kullanımını yaygınlaştırmada hepimize düşen görevler var. Bu görev sadece LKD’nin görevi de değil. Bilişim alanında söyleyecek sözü olduğunu iddia eden tüm sivil toplum örgütlerinin en başta TBD, TBV, TÜBİDER gibi tanınan organizasyonların, ayrıca EMO gibi meslek odalarının da hep beraber bu konuda baskı oluşturması gerekli.

Ve sadece baskı grubu oluşurmak da yeterli değil. Baskı grupları sizi masaya oturtur. Masaya oturduğnuzda, çantanızdan çıkartıp somut çözüm önerisini masanın üzerine koymak da gerekir. Bizim TÜBİTAK UEKAE için Portakal Teknoloji’de geliştirdiğimiz Resmi Pardus Eğitimleri çözümün bir parçası olabilir mi? Açıkçası, Milli Eğitim Bakanlığı‘nın ilgili birimlerinin (EĞİTEK ve Talim-Terbiye benim aklıma gelenler) desteği ve danışmanlığı olmaksızın biz de ancak dar bir kapsam içerisinde ilerleme kaydedebiliriz. Elbette sadece MEB’in merkezi birimleri değil, birden fazla deneme okulu da (aklıma kendi lisem olan AAAL ve TED kolejleri geliyor) bu işin içine girmeli. Üniversitelerin eğitim fakülteleri de katılım sağlamalı.

İşte böylesine bir ortak akıl, ortak hareket ortaya konmalı ki 2010 için öngördüğümüzü artık 2012 için gerçekleştirebilelim.



Tags: Özgür Yazılım  Genel  LKD   ,  Comments: 0 ( Add your comment )
Previous Page  - 2 / 2 -  Next Page