Özgür yazılım şirketi olmak üzerine -1- 29 May 08, Thursday @ 23:15

Portakal Teknoloji'de "özgür yazılım şirketi" olmak üzerine bir iddiamız var ya, bakalım bu tür bir iddiası olan başka birisi var mı diye merak edip Google'da kısa bir arama yaptım. Aşağıdaki terimleri arattım:

Ancak ne yazık ki kayda değer bir içerik göremedim. İlginçtir bizim web sitesi de pek yukarılarda çıkmıyor. 2006'da buna benzer bir araştırma yapmaya çalışan ve hüsrana uğradığını itiraf eden bir blog girdisi, bir de sevgili Erkan Tekman'ın yabancı özgür yazılım şirketlerinin büyük paraların konuşulduğu satın alma ve birleşmelere konu olmasını yorumladığı blog girdisi üst sıralarda. Hemen hiçbir yerli yazılım şirketinin web sitesine ulaşamıyoruz.

Halbuki aynı aramayı İngilizce yapmak istediğimde ve aşağıdaki tek terimi yazdığımda başka bir şey oluyor.

Bu durumda, mükemmel bir şekilde uluslar arası üne kavuşmuş 29 firmanın listelendiği bir Wikipedia kategori girdisi ilk sırayı alıyor. Daha sonra da farklı farklı yazılım şirketlerinin sayfalarına bağlantılar buluyoruz.

Buradan çıkarımsayabileceğimiz bazı (esprili) sonuçlar var. Hepsinin yada herhangi birinin gerçek olduğunu yada gerçeklik payı içerdiğini düşünmek zorunda değilim, ama herhangi bir kişinin de bu çıkarımlara ulaşabileceğini kabul ediyorum.

  1. 71 milyon kişilik nüfusu olan Türkiye'de hiç yazılım geliştirilmediği için özgür yazılım da yoktur herhalde.
  2. Türkiye'de yazılım geliştirilmektedir ama hiç bir firma özgür yazılım geliştirmemektedir.
  3. Trükiye'de özgür yazılım geliştiren firmalar vardır ancak özgür yazılımların en önemli yaygınlaşma aracı olan İnternet'i kullanmayı bilmediklerinden, Google'da aranınca bulunamazlar.
  4. Türkiye'de özgür yazılım geliştiren ve bunu İnternet üzerinden duyuranlar o kadar evrensel bakış sahibidir ki, bunu Türkçe değil de İngilizce yada daha evrensel olması açısından Esperanto dilinde duyururlar. Hatta mümkünse notalar, periyodik tablo gibi sembolleri harf olarak kullandıkları diller icad ederler.
  5. Türkiye'de özgür yazılım geliştiren şirketler vardır ama kendilerini ifade etme becerileri yoktur.

Uyarı: Ne kadar esprili olsanız dahi, bu çıkarımların hepsini şu yada bu şekilde kendinize de uyarlayabilirsiniz. Ancak ben en vahim olanından yola çıkarak bu olasılıkları değerlendireceğim. Bazı olasılıklar gerçekten provokatif olabilecek niteliklere sahip ama zaman zaman provokasyondan zarar da gelmez değil mi?

Burada 5 ayrı çıkarım yaptığıma göre, bu yazının da 5 adet devam yazısı olacak demektir. Haftada bir tane yazabilsem, o zaman Haziran sonuna kadar biterler umarım.



Tags: Özgür Yazılım  Portakal Teknoloji 

Comments

#1   s commented 30 May 08, Friday @ 01:38

özgür yazılım şirketinden kasıt nedir?
kullandığı araçlar, özgür yazılımlardan oluşup servis hizmeti yapan şirketler mi? yoksa özgür yazılım yapıp satan şirketler mi?

#2   Bora Güngören commented 30 May 08, Friday @ 13:34

Özgür Yazılım kavramı, kullanıcı ile üretici arasındaki ayrımı bulanıklaştırdığı için kullanmak ve yapmak eylemleri arasındaki ayrım da bulanıklaşıyor. Açıkçası en temel kavramlar olarak ele alacak olursak, kullandığı araçların üzerinden müşterilerine değer üreten ancak aracın kullanıcı toplumu için değer üretmeyen bir şirket için değer akışı tek yönlüdür. Araç üreticileri ve kullanıcılarından çıkıp, şirkete aktarılan (transfer edilen) bilgi ve bilgi temelli değer, ticarileşip para ödeyen müşteriye ulaşmaktadır.

Bunda yanlış bir şey olmamakla birlikte, bence bu türdeki bir şirketin dört başı mağmur biçimde ben özgür yazılım şirketiyim demesi çok da doğru değil.

Öte yandan, aktif olarak kod yazmasa dahi, kullandığı araçların kendileri ve toplumu için değer yaratan bir çok şirket de olacaktır. Bir dergiye yazılan bir yazı, bir blog girdisi, bir seminer, yada bir eposta listesinde yazılan bir yanıt gibi küçük şeyler bile topluma dönük katkılardır ve özgür yazılım yaşam ortamını besler. Geliştirmeye dolaylı destek vermek de bu kategoride sayılabilir. Geliştiricilere olanak sağlamak, örneğin SVN deposu ve eposta adresi vermek, yada kullanılan özgür yazılım araçların geliştirilmesi için geri bildirim sağlamak da önemli katkılardır. Yani illa ki kod yazmak gerekli değil, ama bir değer yaratmak esas.

Ancak şu da önemli, stratejisi, faaliyetleri açısından özgür yazılım toplumuna ve projelerine dönük bir değer yaratmayan bir şirket düşünün. O şirketteki tek bir birey, kendi başına önemli değer yaratıyor olabilir. Eğer söz konusu şirketi bu değerin yaratılması için kolaylıklar sağlamıyorsa, hele köstek oluyorsa, sizce bu kişinin yaptıkları şirketine mal edilebilir mi? Bence edilemez. Ancak şirket bu çalışmaları takdir ediyorsa, kişiye bu konularda destek veriyorsa o zaman kişinin çalışmalarını az da olsa sahiplenme hakkını kendisinde görebilir.

#3   Erhan kesken commented 30 May 08, Friday @ 20:37

parkyeri var mesela, parkyeri sekreterin bile debian kullandigi bir sirkettir, musteri zora kosmadigi surece sadece ozgur yazilim kullanilir.

bence turkiye ile ilgili dert genelde yazilim firmalarinin butik isler yapan firmalar olmasi, musteri der ki ben soyle bir ceket istiyorum sen de ona gore dikersin, o ceketi de o musteriden baskasi giyemez, dolayisiyla ortada acilacak bir kod olmaz,

sansli iseniz birgun bir musteri baskasina da satabileceginiz bir program yazmanizi ister ve o programi daha sonra paket haline getirip pazarlamasini yapabilirsiniz (ki memleketimde bu duruma ornek toplasan 3 yerel urun vardir: muhasebe programi, hasta takip programi, internet cafe programi)

ozetle turkiye'de ozgur yazilim ureten sirketlerin yayginlasmasi icin, zihniyetlerin "once musteri"'den "once urun"'e donmesi sart, aksi takdirde hayati ozgur yazilimdan ibaret olan bir firma bile bir tane ozgur urun ortaya koyamaz, google'da aratinca da karsiniza cikmaz.

Post a comment (max. 3000 character)

Your name: Comment:
Number of remaining characters: