İnsana değer vermek üzerine 27 May 08, Tuesday @ 01:20

Ülkemizi değerlendiren bir çok konuşmada, yazıda hep ülkemizin en önemli varlığının insanı olduğu söylenir. Bununla birlikte nedense bu en değerli şeyimizi kolaylıkla harcıyoruz.

Bilmem farkında mısınız, LKD'nin gelenekselleşen Linux Şenliği bu yıl İzmir'de e gerçekten bir şenlik olarak yapıldı. Uykusuzluktan ayakta zor durduğum bir dönem olduğundan katılamasam da Şenlik için çalışan kişilere ve katılabilenlere gıpta ettim. Hafta sonu yapılan şenlik konusunda bilgiler, yorumlar, vs de bugün içinde dökülmeye başladı. Anladığım kadarı ile Şenlik gibi şenlik kurgulama konusunda amaca sorunsuz ulaşılmış.

Gel gelelim, Şenlik tartışıldığında, bir çok kişinin Şenlik örgütlenmesini, ve bu kalemde bu iş için emek harcayan kişilerin kendilerini kolayca harcadığını görüyorum. Bu sadece Şenlik için de geçerli değil, LKD'ye ve Linux toplumumuza emek sarf eden kişiler de kolayca harcanıyor. Aslında LKD'yi de geçelim, bu hemen her yerde karşıma çıkan ve artık bulaşıcı hastalık olarak nitelendirdiğim bir konu.

Biz neden böyleyiz? Yada zamanında böyle değildik de sonradan mı böyle olduk? Acaba bu kadar kolayca kantarın topuzunu kaçırmanın ve zaman zaman adap sınırlarını aşmanın nedeni nedir? Kendimce düşünüyorum.

Bu arada, elbette ben de bu hastalıktan payımı alıyorum. Ama en azından payımı aldığımı kabul etmekteyim.

Bence bu hastalığın önemli nedenlerinden birisi topluca aşırı ben merkezci bir yapıya bürünmemiz. Bu aslında çok kötü bir gelişme değil gibi gözüküyor. Çünkü kendi iyiliğini istediği için tepkisiz kalamayan bir toplum kurgularsak, o zaman topluca bakıldığı için toplumsal iyiye de ulaşmak mümkün. Bunu ben daha lise ikinci sınıftayken bir hocamız ifade edip, gelecek nesillerden umutlu olduğunu söylemişti. O sözün anlamını çok sonraları tam olarak kavradım. Amma ve lakin, bu ben merkezci yapının sağlıklı sonuçlar doğurması için sağlıklı bir temelde gelişmesi de gerekli. Sanırım bizde yaygınlaşan ben merkezcilik, pek de sağlıklı bir yapı ile gelişmiyor.

Peki sağlıklı bir ben merkezci anlayış nasıl gelişir? Bunu tam olarak söylemem pek mümkün değil. En azından bugün kalkıp size bir formül veremem. Ancak nasıl gelişmeyeceği üzerine bazı aforizmalar üretme olanağım var.

Sağlıklı bir benmerkezilik nasıl oluşmaz? Eğer kişinin ben anlayışı içinde kendi çalışması kendi üretimi sonucu ortaya çıkan şeylerin ürettikleri yoksa, yani kişi üretim anlamında bir boşluk içindeyse, o zaman bu boşluğu doldurmak için başka bir şeyler olması gerekiyor. Fikri kendim bulmadım. En somut gördüğüm örnek şu. Ursula LeGuin, Yerdeniz Büyücüsü serisinde, yanılmıyorsam Tehanu'da, neden büyücüler erkektir konusunda benzeri bir argüman üretir. LeGuin'in ifadesi ile büyücüler erkektir çünkü erkek içindeki boşluğu güç (arzusu?) ile doldurabilir. Ama ne zamanki o gücü kaybeder, o zaman içi boş bir kabuğa benzer. Kadınlar ise doğurganlıkları nedeni ile bu boşluğu her zaman doldurma yeteneğine sahiptir. Büyücülük, o boşluğu doldurmak için sadece bir yoldur ve erkekler büyücü olurken kadınlar buna gerek duymaz.

Peki içindeki üretme açlığını, şu yada bu nedenle üretmek ile doyuramayan insan ne yapar? Çağdaş psikoloji, bu durumda yapılan şeylerden birisine yansıtma diyor. Yansıtma bir çeşit kendini koruma mekanizması ve suçu bireyin dışındaki bir nedene, çoğu kez başka birisine yükleyerek psikolojik baskıyı hafifletiyor. Elbette çözüm üretmek açısından hiç bir yararı olmayan bir mekanizma.

Böyle baktığınız zaman, eğer üretemeyen bir bireyseniz, kolaylıkla biri birini suçlayan, kolayca başka insanları değersiz gören birisi haline geliyorsunuz.

Peki benim tanımlayabildiğim bu tuzaktan nasıl kaçınırız? Elbette ki üreterek. Ne ürettiğiniz çok önemli değil. İster evinize gittiğinizde yemeğinizi tabağınıza güzel görünümlü dizin, ister doğada zaman geçirip kuşların resimlerini çekin, isterseniz de özgür yazılım geliştirin. Önemli olan içinizdeki boşluğu doldurmak.

Dip not: Çocuk sahibi olan kişilerin bu hastalıktan bir parça arınması da herhalde çocuklarına baktıkça o üretme dürtülerinin tatmin olmasından kaynaklanıyor olabilir.



Tags: Genel 

Comments

Post a comment (max. 3000 character)

Your name: Comment:
Number of remaining characters: