Pardus, Escort ve birden fazla hukuk 23 May 08, Friday @ 18:00

Bu aralar TÜBİTAK UEKAE ile ülkemizin büyük yerli bilgisayar firmalarından Escort arasındaki sözleşme ve bu sayede Pardus 2008 ön yüklü olarak gelen Escort serileri bayağı bir tartışma konusu.

Benim gözlemlediğim burada olan biten konusunda bir çok kişinin elma ile armudu karıştırarak yorum yaptığı. Kendimce bazı notlar aldım. Paylaşmak istedim.

  • Öncelikle GPL bir kodun belli bir marka tescili altında korunmasında herhangi bir sorun olmadığını herkes biliyor. Herşeyden öte Linux sözcüğü bir marka olarak Linus Torvalds adına kayıtlı. Torvalds ne yapıyor? Herkesi bu markayı kullanmakta serbest bırakıyor. Ancak dikkat ederseniz, bir çok yabancı kitapta yada yayında Linux'un tescilli bir marka olduğuna dair ibare vardır. Çünkü bu çok takibi yapılmasa da hukuki bir gereksinimdir. Ben de benzeri bir şey yapıyorum. Kendi Java kitap önsözümde Java nedir sorusuna programlama dili, platform ve marka olarak üç yanıt veriyorum.
  • GPL'in getirdiği hukuk, sizin (başka şeylere ek olarak) referans göstermek ve kodlarınızı kapatmamak kaydıyla her türlü yararlanma hakkına sahip olmanızı sağlar. Buna yazılımı kendi platformunuzda inşa etmek ve satış dahil istediğiniz koşullarda yeniden dağıtmak da dahildir. Dolayısı ile Escort, şu anda yaptığı ile GPL'i ihlal etmemekte. Zaten daha önce Datron ve CBOX gibi markalar da Linux ve hatta Pardus yüklü PC'ler sattılar. Datron ile Mandriva türevi olan ArmadorOS ki Armador Bilişim A.Ş. zaten Mandriva'nın bir iş ortağı, CBOX ile ise Pardus 2007 geldiğini biliyorum. Her iki markadan da bilgisayarlar aldık, kullanıyoruz. Ne bize ne onlara bir şey olmadı.
  • İşin ikinci ayağı ise marka hukuku ki bu bizim alıştığımız özgür ekonomi kavramlarından uzak bir alan. Markanın tek sahibi var ve çok net mutlak kontrol sahibi. Bir iki tane kitap okuduğunuz zaman görüyorsunuz ki, aslında bunun böyle olması da çok normal çünkü geçmişte çok kötü suistimaller olmuş. İyi niyet sonucu yapılan yanlışlardan değil, bilerek tertiple hazırlanmış sahtekarlıklardan bahsediyorum. Bunun önüne geçmek için çok katı bir sistem getirilmiş.
  • İşte Escort'un UEKAE ile Pardus markasının kullanımı konusundaki sözleşmesi de bu kapsamda bir sözleşme. Kamuya aktarıldığı ve benim anladığım kadarı ile Escort'a, belli ön koşullar sağlanmak koşulu ile, Escort'un Pardus ön yüklü gelen modellerinin adında Pardus sözcüğünü geçirme, logolarda Pardus'un bilinen parslı logosunu kullanma hakkı verilmiş. Ayrıca bakarsanız, Escort bu modeller için Leo, Cheetah gibi vahşi kedi adları kullanarak, Pardus markasına dolaylı olarak ilişkilendirilebilecek markalar oluşturuyor. Bu işi UEKAE'den marka konusunda haklar almadan yapsa, aslında dolaylı olarak marka ihlali yapardı. Sözleşme yapıp bazı haklar elde edip yapması kanunlara göre yapması gereken şey.
  • Bu tür sözleşmeler diğer bilgisayar firmalarının önyükleme yapıp Pardus kurulu bilgisayar satmalarına engel olmuyor. Daha sonra başka birisinin benzeri sözleşmeler yapmasına da engel olmuyor. Microsoft örneği verilebilir yada RedHat ve Novell/Suse örnek gösterilebilir. Bunların ürettiği işletim sistemleri de bir çok marka ile dağıtılıyor.
  • Bir çok insanın aklına takılan soru da UEKAE'nin bu işten maddi kazanç elde edip etmediği. Bu açıkçası beni ilgilendirmiyor. Bir kere ister GPL kod, ister marka üzerinden olsun, kazanç elde etme hakkı var. Ayrıca UEKAE'nin yapısı gereği, bir Ar-Ge projesinden kazandığı bir miktar para, kesinlikle yine Ar-Ge faaliyetlerine gidiyor. Yani lüks makam arabalarına gitmiyor. UEKAE, bu sözleşmeden para kazanmışsa yada kazanacaksa, bu paraları (benim tahminim) daha çok Pardus geliştiricisinin işe alınması için kaynak olarak kullanacaktır.

Benim kişisel tahminim, Escort'un bu hareketinden sonra 1 yada 2 tane daha büyük bilgisayar firmasının bu tür sözleşme imzalayacağı ve küçük firmaların sözleşme zahmetine girmeden önyüklü Pardus ile satışa devam edeceği.

Tabii bu arada, marka hukukunu bilmeyen yada aslında marka hukukundan memnun olmayan bir çok kişi de bu süreci eksik değerlendirip yorumlar yapacaklardır. Biraz bu tür konuların içinde olanlar ise daha sakin biçimde izleyecektir. Bakalım gelişmeler nasıl olacak. Benim üstteki tahminim tutacak mı?

Dip Not: Örnek olması açısından "bu yazıda geçen Linux, Pardus, Escort, Datron, CBOX, Armador, Mandriva, Microsoft, RedHat, Novell ve Suse birer tescilli marka olup, her biri tescil eden sahiplere aittir" desem yeridir herhalde. :)



Tags: Özgür Yazılım  Pardus 

Comments

#1   Erkan Tekman commented 24 May 08, Saturday @ 10:32

Sevgili Bora,

Pardus Marka Politikası ile ilgili çalışmalarımızı aylardır pek çeşitli mecralarda kamuoyuna açtık ve tartışılmasını istedik. O zamanlar tek bir itiraz ve öneri gelmemişken şimdi tümüyle ilgili mevzuat (TÜBİTAK yasası ve yönetmelikleri, rekabet hukuku, tüketiciyi koruma mevzuatı, marka mevzuatı, ...) kapsamında yürütülen ve bence Pardus (ve belki de Türkiye'de Linux) tarihinde önemli bir köşetaşı oluşturacak bir olay üzerine bilgi sahibi olmadan tartışmalar yürütülüp duruyor. Neyse, sonuçta kervan yürüyecek...

Bir maddene benim kafam takıldı: "Bir çok insanın aklına takılan soru da UEKAE'nin bu işten maddi kazanç elde edip etmediği." diyorsun, anladığım maddi kazanç elde etmesinin *kötü* olduğu yönünde genel bir kanıyı dillendirerek. Tam tersine UEKAE buradan bir kazanç elde etmese *kötü* olurdu. Açıklayayım: Pardus işletim sisteminin geliştirilmesi bir kamu hizmeti, ve kamu kaynakları ile yürütülüyor. Tamam, 3,5 yıldır TÜBİTAK UEKAE'nin öz kaynakları (diğer proejlerden "elde ettiği maddi kazançlar") ile yürütülüyor, ama yavaş yavaş milli bütçeden de pay almaya başladı. Kamu kaynakları ile escort'un işine yarayacak bir iş yapmak, hadi ekonomik terim olarak adını koyalım bir "özel yarar" üretmek yanlış bir iştir. Özel yarar oluşturacaksak bunun finansmanı da yararı elde edecek olan tarafından yapılmalıdır. Yani escort için yaptığımız işlerin parasını escort vermelidir. Yoksa UEKAE ve milli bütçe kaynakları ile istihdam edilmiş bir arkadaşımız escort testlerini yürütmemelidir. Aynı şekilde, örneğin, Milli Savunma Bakanlığı'nın işleri MSB, RTÜK'ün işleri RTÜK tarafından sağlanan kaynakla yürütülmelidir. Bunun tek istisnası stratejik açıdan gerekli görülen işlerin öz kaynaklar ya da milli bütçe kaynakları ile yürütülmesidir, ki bu da belli bir seviyeye kadar proje yöneticisinin, sonrasında da UEKAE yönetiminin onayı ile olabilir ancak. Yani birisi bize "escort'tan niye para aldınız" diye sormamalı, "niye almadıız" diye sormalı...

Bu gelirlerin nasıl kulanılacağı da TÜBİTAK mevzuatı ile son derece açık bir şekilde tarif edilmiş. Meraklısı gitsin öğrensin...

Bir iş yaptık ve sonrasındas eleştirildik, saldırıldık, itham edildik ve hakarete uğradık (bunların herhangi birisi olmadıysa da yakında olacaktır). DEmek ki doğru ve iyi bir iş yapmışız. Bizim memlekette düzen böyle kurulmuş ne yapacaksın...

Sevgi ve selamlar

Post a comment (max. 3000 character)

Your name: Comment:
Number of remaining characters: