Bu aralar giderek artan sayıda projeyle aynı anda muhatap olduğum için, giderek daha çok proje yönetimi konularında kafa yormam gerekiyor. Bir projenin başarılı olması için nitelikli bir proje yönetimi gerektiği ortada.
Nitelik yani kalite dendiği zaman da mükemmellik modelleri akla geliyor. Ancak bu modellerin ucu bucağı yok. Çünkü mükemmellik arayışının hedefi zaten uçcus bucaksız. Bu durumda kendi özel durumunuzu temel alarak mükemmeliyeti kendiniz için tanımlamanız gerekiyor.
Küçük ölçekli ekiplerin, yazılım geliştirme ağırlıklı faaliyetler yürüttüğü projeler için proje yönetiminde mükemmelik modeli dediğiniz zaman nelere odaklanmalıyız bunları araştırmak gerekiyor. Bu kapsamda çalıştığımız zaman bir kaç konuya odaklanmanın herşeyi içermese dahi, en önemli olanları kapsadığını görüyorsunuz.
- Bir projenin hedeflerinin ve bu hedeflere ulaşmak için gerekli olan görevlerin tespit edilmesi, gerçeklenmesi ve görevler listesinin gerektikçe güncellenmesi gerekli. Elbette bu görevleri birileri belirlemeli ve birilerine atamalı. Bu mekanizmaların nasıl kurgulanacağı her bir proje yönetim yaklaşımında farklı farklı olacaktır. Ancak nasıl kurgularsanız kurgulayın görevlerin yönetilmesi gerektiği aşikar.
- İkinci olarak bir projenin çıktılarının makul bir zaman içinde teslim etmek gerekeceği ortada. Yani projenin belli yolu, belli sürede kat etmesi gerekiyor. Temek fizik kanunlarından yola çıkarsak, yer değişimi bölü zaman bize hızı verecektir. İster çok basit biçimde tanımlayın, ister uzun istatistiksel yöntemlerle hesaplayın, projenin belli bir hızı koruması gerekeceğini kabul ediyoruz.
- Üçüncü olarak, projenin çıktılarının teslim edildiği tarihteki ihtiyaçlara yanıt verebilmesi gerekecek. Bakın, projenin başladığı zaman tanımlanmış ihtiyaçlar değil, projenin sona erdiği zaman ortaya çıkacak, şu anda bilemediğimiz ve bilemeyeceğimiz ihtiyaçlardan bahsediyoruz. Bu şekilde sürekli gelişen ihtiyaçlar için sürekli gelişen bir süreç kurguladığınız zaman kalite kavramı kendiliğinden önünüze çıkacak.
Özetlersek, bence görev-hız-kalite üçlüsünü o yada bu şekilde kendine özel doğrular üzerine kurgulayan bir organizasyonun proje yönetiminde başarılı olmasını bekleyebiliriz.
Bize önerilen türlü reçeteler ise aslında belli bazı organizasyonlarda başarılı olduğu bilinen kurgulardan oluşuyor. Başkası için işe yarayan şeyin bizim için de işe yarayacağı gibi sıradan bir varsayım ile bu reçeteleri uyguluyoruz. Elbette ki hiç bir şey yapmamaktansa bu reçeteleri uygulamak mümkün ama aslında en doğru reçetenin bizim kendi durumumuz için yazılmış reçete olduğunu da asla unutmamalıyız.
Portakal Teknoloji'de bu üç temel taş üzerine kurgulanmış bir proje yönetimi mükemmeliyet modelini kurmak, hayata geçirmek ve sürekli kılmak önümüzdeki dönem içinde en önemli amacımız olacak.
Tags: Portakal Teknoloji