Bu konudaki girdilerimde bir önceki (3 numaralı) girdimde biraz acele edip yükleme yapınca aşağıdaki konuyu tartışmayı bu nota bırakmış oldum.
- Özgür yazılım felsefesinin Türkiye’de tanıtılması ve yaygınlaştırılmasını sağlayacak faaliyetler.
LKD’nin burada kastedilen yaygınlaştırma etkinliği Linux ve özgür yazılımların yaygınlaştırılması demek değil. Önce bunda anlaşalım. Burada kast edilen şey, insanların özgür yazılımın temel taşı olan “bilginin insanlığa ait olduğu” fikrinde uzlaşması. Bu kolay bir şey değil, özellikle bilginin ne kadar değerli olduğunun anlaşıldığı bu devirde bilgi üzerine tekel kurmak isteyenler artacaktır.
Küçük bir örnek vereyim. Monte Cristo Kontu romanını okuyanlar bilir, romanın baş karakteri kendisinin kişisel felaketine neden olan bir grup insandan intikam almaya çalışır. Bunlardan birisi o zamanlarda yepyeni bir finansal argüman olan borsada oynamaktadır. Kontumuz sömürgelerden gelen ticari raporların aktarıldığı iletişim sistemi olan semaforları kullanarak yanlış bilgilerin aktarılmasını sağlar. Bu sayede düşmanını yanlış yatırım kararlarına yönlendirir. Daha sonra yatırımlarla ilgili olarak gerçek bilgiler gelince düşmanı iflas eder. Aynı konuya ve hatta GNU‘ya eğlenceli bir bakış için ise Terry Pratchett’ın Clacks sistemine bakabilirsiniz.
Günümüzde, hemen her türlü alanda bilgiye bağımlı iş yapış biçimlerimiz var. Bu nedenle en doğru, en yararlı bilgiyi elde etmek ve başkalarından saklamak için bir dürtü ortaya çıkıyor. Yada belki böyle bir dürtü yok ama birileri tarafından bu yönde çalışmak için teşvik ediliyoruz.
Peki özgür yazılımın arkasındaki felsefe ne diyor? Bilgiyi birlikte üretelim, herkes ile paylaşalım böylece tüm toplum olarak hep birlikte daha iyi noktalara gelelim diyor. Bunu yaparken de ortak aklı hayata geçirecek mekanizmaları kurmaya çalışıyor. Aynı felsefe aynı zamanda bireylerin ortak bilgiyi hem üretmekten hem de tüketmekten doğan haklarının gasp edilmesini engellemeye çalışıyor.
Bu felsefenin toplum tarafından doğru anlaşılması çok önemli bir şey. Her ne kadar yazılım üretimi, kendi doğası gereği bu felsefeye ideal bir büyüme alanı sunsa da topluma yazılım geliştirme ile örnek vermesi oldukça zor. Değişik alanlarda bu felsefenin kısmen yada tamamen uygulanmasını teşvik etmek, bunun çıktılarını görmek ve incelemek gerekli. Toplum kendisinin de içinde bulunduğu örneklerden yola çıkarak daha iyi anlar. Creative Commons bu konuda ilgi çekici bir örnek. Başkaları da olabilir yada düşünülüp denenebilir.
LKD bu konuda paneller ve çalıştaylar organize ederek, yazılım sektörü dışındaki insanları da bu düşünceyle tanıştırabilmelidir. Esas olarak bilgiye dayanan ve hukuki bilginin kamusallığı prensibi üzerine kurulu olan hukuk önemli bir alan olabilir. Aynı şekilde bilgi üzerine çalışan basın da bu felsefeden birinci elde etkilenecek bir alan. Ve elbette yoğun patent baskısı altında bunalan mühendislik disiplinleri de herhalde özgür yazılımın arkasındaki fikri ilgi çekici bulacaktır.
LKD’nin bu disiplinler içinde bu fikri yaygınlaştırabilmesi için değişik örgütlerle işbirliği yapma konusunda da yol kat etmesi gerekiyor. Bu yol diğer yollardan daha zahmetli. Çünkü bence ortalama LKD gönüllüsü bilişim sektörü içinde çalışıyor ve oldukça teknik bir insan. Bu nedenle diğer disiplinlerdeki insanlarla iletişimde de sorun yaşıyor. Bazı LKD üyelerinin eposta listelerinde, bloglarda hiç bir kötü niyet olmaksızın biri birleri hakkında nasıl yazılar yazabildiklerini gözlemleyince bu görüşüm de sabitleşiyor.
LKD teknik olmayan insanları barındırmaya ve onlarla daha iyi iletişim kurabilen bir yapı kazanana kadar bu alandaki faaliyetlerin zaafa uğrayacağı kesin. Ama bu hiç yapmayalım demek değil.
Tags: Özgür Yazılım Genel LKD